Yüzyıllardır ipek üretimi Çin’de özenle bir sır olarak saklı tutulmaktaydı ve ipekböceğinin ihraç edilmesi ölümle cezalandırılıyordu. Ancak iki Nesturi keşişinin 552’de Çin’den Bizans’a ipekböceğinin tohumunu kaçırmayı başarmalarından sonra Küçük Asya’da VII .yy’ın ilk yıllarında ipekböceği yetiştirme işi gelişmişti. Çin’de üretilen ipekler daha kaliteli ve güzel olduğu için daha çok tercih ediliyordu ama artık Çin’in bu konudaki dünya tekeli sona ermişti.
Arap toplumunda göçebelik daima önemli olmuştur ama artık daha da öne çıkmıştır. Müslümanlar bu dönemi “Cahiliye” olarak adlandırırlar ve bu dönem ile Aydınlık Çağ yani İslamiyet ile aralarındaki çelişkiye dikkat çekerler. Bu dönem, yalnızca sonradan gelecek olanlara göre değil, daha öncekilere göre de çok karanlıktı.
IV. yy Romalı tarihçi Ammianus Marceilinus bozkır halkları için şunları söylemiştir:¹
"Tüm bu bölgelerin halkları vahşi ve savaşçıdır. Çatışma ve savaş onlara keyif verir. Onlar için savaşta ölenler en mutlu kişilerdir. Dünyadan doğal ölümle ayrılanları korkaklıkla suçlayıp hakaret ederler. (XXI- II, 6.44)”