seina la ton, o parşömen kağıdına dökülen ilk yazıymış. Annem şöyle tabir eder, 'kurak topraklarda açan ilk beyaz orkide, beyaz Tanrıların rengi. Bir kaçışa, imkansızlıağa yatkınlığı olan her aşığın, bu pak, arı sütü andıran renge döktüğü, ilk günahından kesit.' Bir bakıma, orkidekerin Tanrı'ya baş kaldırası, aşk uğruna kesik atılan temiz, erdemli bir yaprağın serpilişi. Birbirlerine böyle seslenirlerdi. Seina la ton, ilk günahım, ilk kesiğim, ilk serpilişim."