Ne kadar sevecendin sevgilim, biricik yârim
Ve ne kadar sevecendin yalan söylediğinde
Ne kadar sevecendin kapatırken gözkapaklarını aynaların
Ve de avizelerin
Koparırken tel saplarını
Sonra da zifiri karanlıkta tutup elimden sürüklerken beni aşkın otlağına
Ben sözleri aynı
Düşünceleri aynı
Sesleri aynı olan
Bir dünyadan gelmişim
Ve yılan yuvalarına dönüşmüş bu dünya
Seni öperken bile
Senin idam ipini ören karanlık beyinli insanların
Ayak sesleriyle doludur
Sığınacağım genişliğini duyguyla yoğrulmuş alanlarına
Çıplağım ben, çıplağım, çıplak
Tıpkı sevgi sözcüklerinin arasındaki basamaklar gibi
Aşınmış ve çırılçıplak
Ve aşktan benim tüm yaralarım
Aşktan, aşktan, aşktan
Sessizliğin bilgileriyle yüklü günbatımında
Öylece
Sabırlı
Ağırdan
Giden bu adama
Nasıl da dur denir
Ve de bu adama sen yaşamıyorsun
Hiçbir zaman da yaşamadın nasıl denir..?