Semih

Semih
And you know life's too hard to figure out alone... Alan Parsons
Who's the man?
Puan vermedi·255 syf.·
2023 13. kitabı
The Killers - The Man: youtu.be/w3xcybdis1k Bu kitaba nasıl bir inceleme yazılır bilmiyorum çünkü yüzyıllardır toplum tarafından benimsenmiş ve günümüze kadar varlığını bir şekilde koruyabilmiş fikir kalıplarıyla yaşıyoruz. Bu fikir kalıplarının dışında hareket etmeyi bırakın bunun sadece dillendirilmesi bile büyük tepkiler ile karşılanabiliyor. Hâl böyle olunca birçok insan tabuları çok sorgulamadan, mutlak doğrular olarak kabul etme ve ona uygun şekilde hayatını şekillendirme yöntemini izliyor. Doğduğumuz andan itibaren kendilerince bizim için en iyi tercihleri yapan ailemizin bize aşılamaya çalıştığı yaşama biçimi bizim de kesin doğrularımızın temelini oluşturuyor. Bu doğruların bazıları somut bir şekilde ortada olduğu için tesadüfi de olsa sorgulamaya tabi tutulabilirken bazıları duygularımıza, davranışlarımıza, bilinçaltımıza yerleştiği için farkında bile olmayabiliyoruz. Özellikle dışarıdan bir uyaran olmadan fark edilemeyecek şeyler için de açık fikirli olmanın ve kendini sorgulamanın önemi ortaya çıkıyor. İşte bu kitap sizler için böyle bir uyaran içeriyor olabilir. "Erkek" kelimesini duyduğumuz anda sizde oluşan düşünceler ve beklentileriniz hatalı, yanlış veya eksik olabilir. Belki de karşınızdaki erkeğin neden beklediğiniz şekilde hareket etmediğini yorumlama fırsatına erişebilirsiniz. Cinsiyetten bağımsız herkes için faydalı olabilecek bir işe imza atmış yazar Herb Goldberg. Birçok incelemede bu kitabın bir kadın karşıtlığı veya dert yarıştırma amacıyla kaleme alınmadığını belirtme ihtiyacı hissedilmesini biraz üzülerek, buruk bir tebessümle karşıladım. Her şeyi tek bir yönüyle, ancak ve ancak kendi yaşadığı, gördüğü yönüyle değerlendirebilen, kavrayabilen insanların başka türlüsünün olabileceğini aklının almamasına aşinayız. İnsanlar hep en büyük
Erkek Olmanın TehlikeleriHerb Goldberg · Totem Yayınları · 2018101 okunma
Reklam
Birçok erkek, mesleki konumunu kaybetme korkusu içinde yaşamakta ve bunu korumak için umutsuzca mücadele etmektedir. Bu "gelecek şoku" çağında her erkek, mesleki konumunun ne kadar gerçekçi olduğunu çok iyi bilmekte ve işe yaramaz olarak fırlatılıp atılma korkusu içinde yaşamaktadır. Emeklilik, hevesle beklenen bir şey olmaktan çok, ürkütücü bir beklentiye dönüşür. Çok iyi bilindiği gibi erkeklerin büyük bir bölümü emeklilikten kısa bir süre sonra ölmektedir.
Sayfa 222
Boşanan erkeğin en büyük trajedisi, birçok durumda, başladığı yere dönmesi, hatta daha da kötüye gitmesidir. Kurmak için yıllarını harcadığı hemen her şeyinden vazgeçmeye zorlanabilir.
Sayfa 208
Kadına, istenmeyen bir bebeği doğurup doğurmamaya karar verme hakkının tanınmasına karşın, erkeğin sorumlu tutulmasının ayrımcılık olduğuna inanıyorum.
Sayfa 196
Aslında birçok genç çift, ebeveynliği, bir tür borç ödeme ya da sorumluluğu yerine getirme olarak görmektedir. Bu şöyle ussallaştırılır: "Şimdi çocuk yaparsak, kırkına geldiğimiz zaman hepsi de yetişmiş olur ve biz de hayatın tadını çıkarmak ve gerçekten yapmak istediklerimizi yapmak için yeterince genç oluruz." Açıkçası, çocuk yetiştirme işi, daha zevkli şeylere para ve zaman kalması için bir an önce yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük olarak (askerlik veya vergi gibi) görülmektedir.
Sayfa 192