Semih

Semih
And you know life's too hard to figure out alone... Alan Parsons
Tarafların birbirlerinin başarısını kolaylaştırdığı ve bundan derin bir doyum aldığı "yoldaşlık," sık rastlanan bir şey değildir.
Sayfa 162
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Arkadaşım dediği insanlar bile onu gerçekten tanıdığını söyleyemez. Ondan hoşlanır ve hoş, "nazik bir adam" olduğunu düşünürler, ancak o, onu, yani gerçek benliğini (sürüklenen, bazen acımasız, bazen korkulu, yalnız, bazen abaza) görmediklerini bilir. Gördükleri tek şey aysbergin uç kısmıdır. Dostlarından onu anlatmaları istense, belki de bir insan olarak onu pek tanımadıklarını kabul edeceklerdir.
Sayfa 154
"Başarılı oldukça" daha özgür olmak yerine, hem politik olarak hem de suça, hedonistçe yaşamaya, vs. karşı turumunda daha bir tutucu olarak kendini şaşırtır. Dünya üzerindeki "nesnel" gözü, dünyayı giderek babasının gördüğü pencereden görmesine neden olur. "Bu dünya, itin iti boğduğu bir dünya." "Sadece güçlüler yaşar." "İyiler geride kalır." "Herkes kendisi için yaşar."
Sayfa 154
Kültürümüzde, kadının ayna karşısına geçip kendini izlemesi, kendine hayran olması ve uzun süren banyolarla, egzersizlerle, vücut kremleriyle, vb. vücut bakımına epeyce zaman harcamasının kesinlikle kabul edilebilir olmasına karşın, erkek genellikle, vücuduna geniş çaplı ve özenli bakım gösterme konusunda rahatsızlık ve utanma hisseder. Bu da onun kendine ilişkin erkek imajına uymaz. Kendi bedeniyle yoğun olarak ilgilenen kadının davranışının uygun olduğu düşünülür. Ancak aynı şeyi yapan erkek, narsistlikle, daha da kötüsü, gizli eşcinsellikle suçlanacak ve kuşku uyandıracaktır. Bu suçlama sık sık, ayna karşısında uzun uzun kendilerini seyreden haltercilere yöneltilir.
Sayfa 138
Erkek çocuk, dokunmanın, okşamanın, kucaklamanın ve diğer fiziksel sevecenlik ifadelerinin temelde kızlar için olduğunu ve öpülmeyi, kucaklanmayı, okşanmayı, vb. istemenin erkekçe olmadığını öğrenir. Ancak yetişkin bir erkek sevgili olarak, duygusallığın ve iyi bir sevgili olmanın, dokunmaktan, kucaklanmaktan ve okşanmaktan özgürce ve rahatça zevk alabilme ve fiziksel sevecenlik gösterme yetisini kapsadığını öğrenir.
Sayfa 124