Tutturmuşsun bir gitmek de gitmek, ama nereye gideceksin? Hep burada yaşadın. Dışarıda kaybolursun. Çok geçmeden bir yol kenarında, dağılmış bohça gibi toplarız seni.
Dinlemeyi bilsen ne dediğini duyardın: Şu dünyada daha hafif ol, ayağını vurmadan yürü, sert hareketlerden kaçın, ağaçları da çiçekleri de öldürme. Toprağı işler gibi yap, ama incitme onu, okşa sadece. Ve ötekiler avaz avaz bağırırken dudaklarını oynat, sakın bağırma.
Diyelim ki senden bazı şeyleri sakladım,ama hiç yalanım yok.Şu dalda çiçeğe durmuş bir tomurcuk görsem, 'bak işte bir erik' desem, yalan mı olur? Kesinlikle olmaz, sadece gerçeği bir mevsim erken söylemiş olurum.