Kendisi bile anlayamadı öldüğünü, uyuyorum sanmıştır büyük ihtimalle, üzerine bir ağırlık çöktü diye düşünüp uzanmıştır. O kadar gençti ki ölüm değil en fazla yorgunluk gelmiştir aklına.
Kadınların ağladıklarına sık sık şahit olabilirsiniz ama gerçekte ne için ağladıklarını sadece kendileri bilir. Kadınların yanında ağladıkları erkekler başka, güldükleri erkekler başkadır. İkisini yan yana yapabildikleri biriyle karşılaştıklarında, o zaman da onunla birlikte yaşamanın ve sonrasında birlikte ölebilmenin hesabını yaparlar. Hatta yaşamak gibi anlamsız bir detaya girmeyip birlikte hemen ölmenin hesabını yaparlar gerçekten âşıklarsa. Çok biliyormuş gibi böyle şeyler düşünüyordum.
Sabah ezanı okunana kadar uyumadım. Ezanı duyunca abdest alıp namaz kılmak geçti içimden. Sonra utandım. Ama çok utandım. Namaz kılmayınca ezan bitmek bilmez şekilde uzuyor; müezzinin sesi en etkileyici makama dönüşüyor.
Derin bir kuyuya düşmemek için bir kadına tutundum asıl kuyu oradaymış, bilememişim. O an düşsem sadece ölecektim, şimdi hâlâ düşüyorum ve bu sonrasızlık düşüncesi ölmekten daha çok acı veriyor.