"Siz hep dersiniz ya hünkârım, cihanda hangi fidan vardır ki yetişip saye salsın da akıbet hazana etmesin ; felekte hangi saadet yıldızır ki kemalin zirvesine erdikten sonra zevalin deryasında batmasın? Hocam Molla Lütfi de bana göre o yıldızlardan biriydi, battı."
Yolun iki yanındaki herkes sessizlik mutabakatı sağlamışçasına aralarından geçmekte olan üstada bakıyorlardı artık.
" Kimisi az sonra ölecek bir adamın
yüzünü , kimisi masum bir insanı , kimisi zındık birini görmek için. "