Cihat

Bir arada yaşama iradesi temelde ahlâki bir duruştur.
Ahlâki temellere dayanmayan bir çoğulculuk, bizi ancak kültürel anarşizme götürür. Bir arada yaşama iradesi temelde ahlâki bir duruştur. Farklı din ve kültürlerin varlığını kabul etmek de özünde ahlâki bir tutuma işaret eder.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kendini hala tarih ve medeniyetin merkezindeki yegane aktör olarak görmek isteyen bir Avrupa yahut Amerika'nın başkalarına yönelik barışçıl ve kuşatıcı bir tasavvur geliştirmesi kolay değildir.
Her halükarda müslüman gözlemci, iki Avrupa ve iki İslam dünyası arasında gidip gelmektedir: Bir tarafta bilim, ekonomi ve askeri alanlarda büyük başarılar kaydetmiş bir Avrupa, öte tarafta emperyalist idealleri kıtalar ötesi boyut kazanmış bir Avrupa. Bir tarafta şanlı bir geçmişe sahip bir İslam dünyası, öte tarafta mağlup edilmiş, zayıf düşmüş bir İslam dünyası. Bu iki taraflı ikilem, Batıcı, Batı karşıtı, gelenekselci, modernist hemen bütün aydınların ve siyasi aktörlerin düşünce dünyasında uzun süre hakim olacaktır.
Beni en çok endişelendiren şey, bir gün müslümanlar, hristiyanlardan ayırt edilemez hale gelecekler; onlar gibi giyinecekler ve onların yediklerinden içtinap etmeyecekler. / Benegas * İçtinap: Çekinme, kaçınma, sakınma
Toplumlar, kendilerinden önceki düşünce birikimlerini eleştirel bir şekilde özümseyip yeni sentezler üretebildikleri ölçüde evrensel bir medeniyet tecrübesine sahip olabilmişlerdir.