Eylül'ün yaprak dökümü, sararıp solan ümitlerimin sancısı.
Hüzün denizimin rotası gözlerim, katre katre çoğalır solumun yancısı.
Söylesene usta; kaç asır saklı kalır yalanları sığınak bilen sevda avcısı?
Güney'in kuzeye olan bakışı anlatır, kavuşma rıhtımlarının teori yasaklısı...
Gözlerinin tuzlu suyu sözlerinin bahanesi, bahanelerin kırk yıllık hatırı gözeten kahvemin telvesi.
Sancılı ruhumun sen pası, yeniliklere açılan prangamın vaveylalarca çıt sesi.
Belki'lerin kurgunluğu içimde ki kimsesizliğimin kurşun mavisi.
Şakağımda çatlayan hayal sahnesi, sancıların kahırlarında kopan sözlerimin esamesi...
Bir çocuğun gözyaşları kadar korunaksızım, sığındığım limana demir atışımsın.
Ucu bucağı olmayan hayal sahnemin başlangıcında kibrit olup yaktığım çıramsın.
Kavuşma rıhtımlarında ayrılık dalgası olan, bizi savuran poyrazımsın!
Avuçlarımdan gök kubbe'ye varan namütenahi dua'larımsın...
Kaçak çayımın demi, gözlerimin nemi oluyorsun, çayımda şekerim, gözlerimde sevda çiçeğim.
Gözlerim bulut olur; gecelerce ferini söndürür çakan şimşekler ardında özlemim.
Duygularımın membağı yüzümde ki cennetin süruru sırat-ı müstakim.
Kalbimin kelâm zinciri vaktin hâmlığında asılı kaldı, can evimden gözlerimin çatlak aynasına akan katremim...
Not: Kelimelerin anlamları şunlardır;
Vaveyla; Çığlık.
Esamesi; birşeyin veyahut bir kimsenin anılması.
Gök kubbe; yıldızların serpilmiş olarak göründüğü büyük kubbe anlamına gelir.
Namütenahi; ucu bucağı olmayan, sonsuz, sınırsız.
Membağı; kaynak, pınar, birşeyin çıktığı yer.
Sürur; sevinç, mutluluk.
Sırat-ı müstakim; doğru yol.
Katre; damla.