... Bütün bunları göze alacak kadar cesaretin vardı elbette. Fakat manevi cesaretim yoktu, bilardonun sayılarını yazan yılışık adamdan, herkese yanaşan, giysisinin yakası bir karış yağ içinde olan, kokan, yüzü sivilcelerle dolu rezil memur parçasına kadar tüm orada bulunanların, benim vereceğim karşılığı kullanacağım edebi dili anlayamayarak beni alaya almalarından 'Korkuyordum.
Aramızda olabilecek kavganın daha gelenekli ve görenekli, daha uygun, daha edebi, daha gerçek olması için neler vermezdim neler!
Oysa orada, bana bir böcek kadar bile değer vermediler.