Nietzsche'den Hobbes'a, Machiavelli'ye kadar birçok düşünür insanın doğasında bencillik olduğunu öne sürer.
JJ Rousseau ise insanların doğuştan iyi olduğunu ama medeniyetin oluşması ve mülkiyet kavramının ortaya çıkışıyla insan doğasının değiştiğini iddia eder. "Toprağı çitle çevirip, 'burası benim' diyen adamdan sonra işler kötüye gitmeye başladı.” der Rousseau.
Oysa...Bir iyi, bir de kötü yanımız var. Mesele, hangi yanımıza daha çok güvendiğimiz ve hangi yanımızı beslediğimiz.
Tarihçi Bregman, insan doğasına gerçekçi bir bakışın büyük değişimlere yol açacağını söylüyor ve kitabının sonunda da 10 prensibini paylaşıyordu. Bana en cok uyanlardan:
-Empatinizi hafifletin, merhametinizi artırın. (Merhamet başkasının acısını paylaştırmaz ama onun acısını görmemizi ve harekete geçmemizi sağlar.)
-Ötekini anlamak onunla aynı fikirde olmayı gerektirmez. Aynı fikirde olmasanız da, anlamaya çalışın.
-Ekrana bakmak yerine etten kemikten insanlarla buluşun.
-Cömertliğinizden utanmayın, iyiliği gün ışığına çıkarın. Başlangıçta aptal ya da naif olduğunuzu düşünebilirler. Ancak unutmayın, bugünün naifliği yarının sağduyusu olabilir.