Biz ise tuhaf bir dönemde yaşıyoruz. Abdullah ibni Ubey'in dahi şapka çıkaracağı cinsten bir nifakla karşı karşıyayız. Allah Resülü'nü sevdiğimizi söylüyoruz. Ancak dilimizde ona hakaret edenlerin nağmeleri, vaktimizi ona düşmanlık edenlerin film ve dizileriyle öldürüyoruz... Onun buğz edip asırlar öncesinden lanet ettiği insanları takip ediyoruz... Onun şiarlarıyla dalga geçen, onu bir çöl bedevisi, zevk düşkünü veya çıkarcı olarak yansıtan komedyenlere katıla katıla gülüyoruz...
Para hırsı bu dünyanın güzelliklerini örten kara bir perdedir! O hırsın peşine düşen kişiler, bir bebeğin ilk gülüşünü, bir ağacın boy atışını, bir yıldızın kayışını izlemeyi kaçırırlar. Hatta kendilerini bile unuturlar bir süre sonra. Kendine âmâ olan birisi tüm dünyaya sahip olsa ne olur...