Acıdan korumalısın kendini. Acı nefretle atbaşı gider. Bunu böyle bil. Ben hayatta bunu öğrendim. İnsanların acılarını paylaşarak hafifletebileceğini sanıyorsun ama yanılıyorsun, onlar zehrini sana akıtıyor, o zehir sonunda seni de mahvediyor.
Vebadan ve onun korkunçluklarından da kötü bu. Vebadan saklanacak bir yer bulmak, bazı önlemler almak mümkündü hiç değilse ama ne mesafe ne de engel tanıyan ve her yere sızabilen düşünceden nasıl saklanabilir insan?
...Sonra bacaklarını yitirmiş bir asker olarak beni bir neşe sardı: Artık bunun üzerine beni eve gönderirlerdi, her şeye rağmen hayattaydım, daha uzun süre, hatta sonsuza kadar yaşayacaktım.
Tanıdım bu kızıl kahkahayı. Aramış ve bulmuştum onu. Bütünlüğü bozulan, paramparça olan acayip bedenlerdeki şeyin ne olduğunu anlamıştım artık. Kızıl kahkahaydı bu. Gökyüzünde, güneşteydi ve çok yakında tüm dünyaya yayılacaktı bu kızıl kahkaha!
Onlarsa, apaçık ve sakin sakin, tıpkı uyur gezerler gibi...