Wells'in Görünmez Adam kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı oldu. Bu kitap da bilim kurgu kitabı. Karakterimiz zaman makinesi icat ederek geleceğe yolculuğa çıkıyor. Bu yolculukta asıl anlatılmak istenen ise zengin ve fakir kesimin arasındaki uçurumun bizi gelecekte hangi konuma sürükleyebileceği.
Dünyada iki farklı ırk var. Yeraltında ve yerüstünde yaşayanlar. Fakir kesim iyice insanlıktan uzaklaşıp, yeraltında, karanlıklarda yaşarken; zengin kesim ise hiç çalışmadan, zekaya gerek duymadan gün boyu eğlenerek ve sadece meyveyle beslenerek yaşıyor. Geceleri ise karanlıktan ve yeraltındaki insanların onlara birşey yapacağından korkarak hep beraber uyuyorlar. Zaman Yolcusunun bu iki ırk arasında yaşadığı olaylar yazarın farklı hayal gücüyle ve tespitleriyle güzel bir esere dönüşmüş.
Teknolojiyle beraber insanlığın neler yapabileceğini düşündüğümüzde daha ileri uygarlık seviyesine mi ulaşacağız yoksa giderek eskisinden daha mı kötü olacağız diye düşünmemek elde değil. Bilim kurgu severlere bu kitabı tavsiye ediyorum.
Zaman MakinesiH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202437,2bin okunma
Varoluş krizine giren bir adam, hayatının anlamını arıyor. Sende okurken onunla beraber sorguluyorsun hayatı. Hayatın anlamını buluyor mu? Kendine göre bulamıyor. Hiçlik sendromuna tutuluyor. Ama bana sorarsanız hayatının anlamını yazmakta ve hayal kurmakta bulmuş. Çünkü onu bu buhrandan bu ikisi kurtarıyor. Hayata tutunamadığını düşünüyor. Yalnızlığı seviyor. Fakat yalnızlığa sürüklendiği için seviyor. Diğer insanlarla arasında hep bir mesafe var. Ve sanki yabancı bir dünyadan gelmişcesine hissediyor onların arasında. Bu yüzden hayallere vuruyor kendini. Ve bu güzel eseri yabancıladığı bu dünyaya, yabancı olan biz değerli tutunamayanlara bırakıp aramızdan ayrılıyor. Roman değil, yazılarının toplandığı bir kitap. Felsefeye ilgi duymayan ve gerçekleri farketmeye yüreği yetmeyen sıkılabilir bu kitaptan.
Pessoa'da kendimi buldum. İyi okumalar.