Düşman ülkesine toplu bir halde giren akıncılar önemli ve stratejik noktalara geldiklerinde küçük birliklere ayrılarak yollarına devam ederlerdi. Her birliğin vuracağı yerler önceden belirlenmişti. Her kol harekete geçerken Kızılelma'da buluşalım diyerek birbirlerine veda ederlerdi.
Cafer Çelebi geldiği vakit ona:
"İslam askerini itaatsizliğe ve ısyana tahrik edenin cezası nedir" diye fetva istedi; o da:
"Eğer sabit olursa cezası idamdır" deyince:
"Senin fesadın bence gerek lahikan ve gerek sabıkan sabittir ve kendi hakkındaki fetvayı kendin verdin" diyerek divan-ı hümayun önünde boyunlarını vurdurdu.
Cafer Çelebi geldiği vakit ona:
"İslam askerini itaatsizliğe ve ısyana tahrik edenin cezası nedir" diye fetva istedi; o da:
"Eğer sabit olursa cezası idamdır" deyince:
"Senin fesadın bence gerek lahikan ve gerek sabıkan sabittir ve kendi hakkındaki fetvayı kendin verdin" diyerek divan-ı hümayun önünde boyunlarını vurdurdu.