'Ne yapmak istiyorsun, amacın nedir?' diye sordu. Ben hemen, 'Eğriyi çizmek,' diye karşılık verdim. Gene güldü: 'Değil,' dedi. Haklıydı Mustafa hoca. Bir seminer hazırlanın amacı bir eğriyi çizmek olamazdı. 'Senin amacın, bu eğriyi çizmekle ne yarar sağlayacağını göstermektir.' Mustafa İnan bunu anlatmakla genellikle çok zorluk çekiyordu: meselâ lisedeki sınıf arkadaşları derslere çalışırken amaçlarının sınıf geçmek olduğunu sanıyorlardı.