Yazarın birçok kitabı olduğunu biliyorum, ancak ne yazık ki çoğu dilimize çevrilmemiş. Bu kitabı elime aldığımda kapağına bakarak sürükleyici bir polisiye gerilim okuyacağımı düşünmüştüm. Fakat ilk sayfayı açtığım anda karşıma şiirsel bir anlatım çıkınca, kısa süreli bir şaşkınlık yaşadım. Polisiye ile şiirin iç içe geçtiği bu tarz, benim okuma zevkime çok hitap etmedi.
Kitap akıcıydı ve oldukça kısa sürede bitti. Buna rağmen anlatımın şiir formunda olması, hikâyeye tam olarak bağlanmamı zorlaştırdı. Elbette bu tarzı seven ve takdir eden okurlar mutlaka vardır; nitekim eser ödül de almış. Ancak şiirsel anlatıma mesafeli olduğum için kitapla aramda bir bağ kuramadım.
Yolumuz Uzun’da William’ın, cinayete kurban giden abisinin ölümünü şiirsel bir dille anlatma çabası merkezde yer alıyor. Hikâye boyunca kurallar, suç ve yas temaları iç içe işlenirken, anlatımın duygusal yoğunluğu şiirsel yapı üzerinden veriliyor. Fikir olarak ilgi çekici olsa da, anlatım tarzı benim için hikâyenin önüne geçti.
Sonuç olarak, farklı bir anlatım denemesi görmek isteyenler için ilginç bir deneyim olabilir; fakat polisiye ağırlıklı, klasik bir kurgu bekleyen okurlar için şaşırtıcı ve alışılması zor bir okuma süreci sunuyor.
Yolumuz UzunJason Reynolds · Yabancı Yayınları · 202251 okunma
“Bu kitap, sayfaları çevirdikçe kalbinizi hızlandıracak, zihninizi ele geçirecek ve bir daha bırakmak istemeyeceğiniz türden.”
Kitap, ilk satırından son satırına kadar nefes kesici bir tempoyla akıyor; öyle bir sürükleyicilki ocakta yemeğin dibini tutturdum gerilim o kadar yoğun ki, sayfaları çevirdikçe kalbim adeta zıplıyordu. Ve buna bayıldım, bayıldım, bayıldım!
Daha ilk sayfalarda Meredith’in eşini kaybettikten sonra suçluluk ve yasın takıntıya dönüşen hâline dalmak büyüleyiciydi. Yaptığının yanlış olduğunu bilmesine rağmen duramaması, mesleki etik ile kişisel duygular arasında sıkışması ve Gabriel’le kurduğu rahatsız edici bağ, kitabın en çarpıcı yönüydü. Karakterlerin kusurlu ve kırılgan olması, hikâyeyi klasik bir romantikten çıkarıp karanlığın içine sürüklüyor ve okuru tamamen içine çekiyor.
Olaylar ilerledikçe, geçmişin sırları birbirine kilitleniyor ve her sayfada “bir sonraki hamle ne olacak?” diye nefesimi tutuyordum. Bu kitap, tek kelimeyle sizi bırakmayan bir labirent; çıkış yok, sadece merak ve heyecan var.