Paradoksal biçimde, hapis hayatımı katiller arasında geçirdiğim için kendimi şanslı sayıyorum.
Çünkü, hırsız ve dolandırıcılar düşük karakterli insanlardır; oysa katiller böyle değil. Bunların yarısı ya insani nedenle, bir haksızlık karşısında katil olmuş kişilerdi ya da belli bir kişiliği olan kişilerdi.
Onların hayat hikayelerini dinledikçe hayatı daha iyi tanıdım.
Kur'an, imtihan ve sıkıntıların, insanları ve halkları güçlü kıldığını bize öğretiyor. Kur'an, keza sıkıntıların sonrasında da ferahlığın geldiğini anlatır. Ben buna inanıyorum.
İslam Dünyası, sadece denizler, ırmaklar ve dağlarla değil; farklı menfaat ve etkilerle de parçalanmış durumdadır. Bunların tümünün aşılması hayli zor olacaktır. Bunu hiçbir zaman tam anlamıyla yerine getiremeyiz, fakat bu birlik için çalışmaktan da hiçbir zaman geri durmamamız gerekiyor. Her Müslüman ülkenin güvenlik ve kurtuluşu bundadır.
Tarihe meydan okuyuşumuzun kaçınılmaz olduğunu göreceksiniz. Nihayet, bir ulus oluyoruz ve kendi ülkemizi yaratıyoruz. Tüm uluslar bunu kanla yaptılar. Tarih hediyeler vermez. Biz de bir istisna olamayız.