Ali Erdem

Ali Erdem
@_writer_
Kitap okumayı yazarın zihninde gezintiye çıkmak olarak görmüşümdür hep. Şimdilerde ben de kendi zihnimde kısa gezintilere çıkıyorum ve bunu mini yazılar şeklinde aktarıyorum.
Mühendis
Üniversite
İstanbul
1996
4 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı

Ali Erdem

, şu anda okuyor
%69 (240/344 syf.)
Kevin Hogan
6.7/10 · 470 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Ali Erdem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·412 syf.·
2021 3. kitabı
Wayne Thomas Batson
8.4/10 · 343 okunma
İlkbaharda Matem
Günlerden cumartesi, uzun bir süre sonra dostlarla dışarıda kahve içme fırsatı bulduğum ilk gün. Dostlarla yaptığımız koyu sohbet sonrası dağılma merasimi gerçekleşiyor ve  kendimle başbaşa kalıyorum. Kendime şöyle deniz kenarına gidip güzel bir yürüyüş yapmayı telkin ediyorum... Denizin dalga seslerine martılar eşlik ediyor. Ayrıca insanların konuşma ve gülüşme sesleri. Bu kadar hengame arasında sessizce dalgaları izleyen birine gözüm ilişiyor. Gözlerinde sanki sonsuza kadar sürecek hüzün ifadesi. Onda beni çeken farklı bir dürtü hissediyorum. Hemen yakınlarda oturacağım  bir yer gözlemliyorum. Sağ çaprazımda birkaç adım ötede bir bank gözüme ilişiyor. Hızlı adımlarla banka erişip usulca oturuyorum. Onunla tanışma arzusu beni ele geçiriyor ama neden? Neden gözleri bu kadar dalgın? Onunla tanışma arzum gözlerindeki hüznün bir parçasını kendimde hissedişimden midir? Hiç bilmediği biriyle ilgili neden bu kadar çok şey merak eder insan? Oturduğu bankta küçük bir hareketlilik yaşanıyor. Kucağındaki kitabı çantasına yerleştirip oturduğu banktan kalkıyor. Hangi kitabı okuyordu acaba? Aman Allahım benim olduğum tarafa doğru yürüyor ne yapmalıyım? Telaş kaplıyor içimi bu sırada onu daha net görebilme fırsatı yakalıyorum. Beyaz tenini daha çok belirginleştiren siyah saçları, giydiği krem rengi kazak ve siyah kabanına da ilk defa gözüm ilişiyor. Hemen bakışlarımı alıp dalgalara dönüyorum. Bu belki de onu son görüşümdü. Üstüme, varoluş amacımı kaybetmişim gibi bir ağırlık çöküyor.  Dalgaları izlerken kendimi onu düşünmekten alıkoyamıyorum... Saatin geç olduğunu, gün ışığının giderek tesirini yitirmesinden ve beni saran hafif üşütmeden anlıyorum. Ağır ağır oturduğum banktan kalkıp 600-700 metre mesafedeki metro istasyonunun yolunu tutuyorum. Metroda yüzlerce insan görüyorum. Onu
"İlkbaharda Matem" yazımı okumaya ne dersiniz? lifeandmindtraveler.blogspot.com