Yıllardır kendi dünyasını ve alışkanlıklarını üzerine bir şemsiye gibi açtığından yağmuru, güneşi, gençliği ve aykırılığı da artık bilmiyordu, unutmuştu. Hatırlamak için boşuna çabalıyor, bunalıyordu
*Kitaplarla, fikirlerle ilgilenmek için buradayım.Konu dışı yaklaşımlara ya da özel ilgi içeren mesajlara dönüş yapmıyorum.Lütfen burayı amacında kullanmaya gayret gösterelim*
Son zamanlarda kendimi daha iyi tanımaya ve duygularımı bastırmadan ifade etmeyi öğrenmeye çalışıyorum. Canım terapistim güzel bir öneri ile geldi.Bu konuda yardımcı olabilecek bir kitap önerdi: “Sınırlar” Kitap; başkalarına karşı duyarlı olurken aynı zamanda kendini kaybetmeden nasıl yaşayabileceğini, “hayır” demenin bencillik değil, sağlıklı bir duruş olduğunu anlatıyor.Ben de bu kitabı okuyarak hem kendimi daha iyi tanımak hem de ilişkilerimde daha sağlıklı sınırlar kurmayı öğrenmek istiyorum. Bu benim için yeni bir adım ama çok değerli bir süreç,Bir kadın olarak bazen “kırmamak” adına kendi sınırlarımı esnettiğimi fark ediyorum ne kadar nazik empati duygun gelişmişse o kadar dezavantaj Türkiye koşullarında, öğreniyorum; mesela bana kitap hediye eden birini üzmemek için bir kahve içmiştim, sonra olay başka yerlere gitmişti ,asılmıştı kitaplarını almadan terk etmiştim masayı vs niyete bakın Artık suçlulukla değil, dürüstlükle hareket etmeyi öğreneceğim çünkü “hayır” demek de bir saygı biçimi ,kendimi düşüneceğim ilk etap isterseler buna bencillik desinler kimin umurunda