Aşkın nefrete yakın olması gibi acıma da zulme dönüşür eski yerleri ve anıları aramak; karda kendi izlerini
sürmek gibidir, insan onları bozar ve yok eder.İnsan anıların başında da nöbet tutar.
İnsanlar birer alevdir birbirlerinin sıcaklığını çalmaya ve onu söndürmeye çalışırlar.Eğer insan şefkatin yolundan giderse İsa gibi kendini feda etmek ister.
Yaşamak ve alevini söndürmemek bir hayli zordur.
Ve ben hayatı seviyorum -hayatı hatta hastalığı bile-güneşli geçen yaz günlerini, sokaktaki curcunayı, arabaların gürültüsünü, caddelerin tozunu, kaldırımdaki insanların hareketlerini. Pencereden içeri süzülerek giren toprak sarısı zemine beyaz bir toz kuşağı gibi düşen ve kanepenin kenarına küçük mavi beyaz bir benek bırakan güneşi seviyorum