Biliniz ki, Allah'ın azametinin tecelli etmesi, korku ve ürperti; güzelliği ve letafeti aşkı; sıfatları da sevgiyi husule getirir. Zât'ının tecellisi de tevhidi gerekli kılar.
İzzet ve şeref bütünüyle Allah'a ait olduğuna göre izzetli ve şerefli olmak da ancak O'nun emirlerine bağlanmak ve O'nun yasakladığı şeylerden kaçınmakla olur.
Bilindiği üzere Allah'ın Resûlü (s.a.v.) eşlerine iyi davranır, onlarla gereği gibi ilgilenir, maddî manevî her türlü ihtiyaçlarını karşılamaya çalışır, psikolojik hâllerine dikkat eder ve elinden geldiğince haklarını kendilerine iade etmeye çalışırdı. Ve yine Allah'ın Resûlü (s.a.v.) ikindi namazından sonra eşleriyle bir araya gelerek onlara kıssalar anlatır, önceki ümmetlerden örnekler verir ve bu şekilde kendilerine dinlerini öğretmenin yanı sıra kendileriyle nitelikli bir zaman da geçirmiş olurdu.
Evine geldiğinde vaktini üçe bölerek üçte birini ailesine ayırdığını ve bu süre zarfında onların gerek maddî gerekse manevî ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığını bilmeyenimiz yoktur.