İnsanın gözü yalnızca kederi ve acıyı görür de mutluluğu fark etmez bile. Oysa bir an için düşünürsek, mutluluktan da yeterince payımızı aldığımızı görürüz.
Belki de insan yalnızca refahtan değil, acıdan da aynı ölçüde hoşlanıyor. Hatta acının mutluluk kadar yararlı olduğu bile düşünülebilir. İnsanın yeri geldiğinde acıyı, tutkuya varan derecede sevdiği de bir gerçektir.
Çıkar!.. Çıkar da neymiş? İnsanın çıkarlarının nerede olduğunu kesinlikle söylemenin olanağı var mı ki? Öyle durumlar olur ki insan kendisi için iyilik değil, kötülük isteyebilir.