Ruhumun en kuytu köşelerine gizlenmiş tüm hislerimi tekrar canlandıran bir kitap. Bu yazarın okuduğum ilk kitabı. Diğer kitaplarını okumam için çok güzel bir başlangıç oldu. Beni derinden etkiledi. Bir kadının çocukluğundan başlayarak ömrü boyunca içinde kendiyle birlikte büyüyen sevgisini yoğun bir şekilde hissettim. Evet, tanınmamış, ismi duyulmamış, hissettikleri hissedilmemiş bir kadının sevgisi. Öyle bir sevgi ki bir karşılaşma, bütün bir hayatı yaşamak için sebep olabiliyor. Bir bakış, tüm sıkıntıları zorlukları kucaklamak için yeterli olabiliyor. Üstelik bu gözler yabancı... Bu sevgi benim için en saf olanıdır. Çünkü hiçbir menfaatin kirletmediği bir sevgi bu. Ve bir insan ömrü boyunca kendisine acıda verse, hiç görülmesede, bir insanı kendinden hayatından çok sevebilirmiş. Uzaklarda çok uzaklardaki insanı ömrünün sonuna dek kalbinde saklayabilirmiş. Her şeyini tüm ayrıntısıyla bildiğin, hissettiğin o insan tarafından görülmemek, duyulmamak, hissedilmemek...
"Sana, beni hiç tanımamış olan sana..." bu cümle bile bütün umutsuzluklar arasında tükenmeyen sevgiyi anlatmaya yetiyor.
Bunu kitabı okurken tekrar yaşadım. Çoğu yerde gözlerim doldu. Mutlaka okumalısınız.