Kudüs,
Müslümanların yüreğinde ve inançlarında ilk kıble, isra ve miraç şehri, kutsal şehirlerin üçüncüsü, peygamberlik ve berek diyarı, ribat ve cihad yurdudur.
İslâm, "Amaç, aracı meşrû kılar" ilkesini kabul etmez. Bilakis gayenin şerefli, vesilenin de temiz olmasını öngörür. Şerefli bir gayenin gerçekleşmesi için mutlaka temiz bir vesileye başvurulmalıdır. İslâm, hakka, bâtıl yollarla ulaşılmasına razı olmaz. Allah güzeldir, ancak iyi ve güzel olanı kabul eder.
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Sez Sezai Karakoç
"Doğrusu Biz, onlardan evvelkileri de (çeşitli musibetlerle) denedik. Allah (imtihan suretiyle imanında) sâdık olanları da muhakkak bilecek, yalancı olanları da elbette bilecek."
Demek ki imanında samimiyetin en mühim ölçüsü, karşılaştığı güçlükler, işkence, eziyet ve ızdıraplar karşısında boyun eğmemektir.