İnsan çok duraklı, uzun bir seferdedir. Anne karnından yaşama, yaşamdan mezara, mezardan yeniden dirilişe,yeniden dirilişten sonsuzluk memleketine gitmektedir. Bu uzun yolculukta onun yaşayacağı iç karartılarını dağıtacak bir aydınlık ve ruhunu doyuracak bir gıda lazımdır. İnsanın güvendiği dünyevi akıl ve malumatlardan ruha bir ümit olmadığını zaman ve tecrübeler göstermiştir. İnsan bu aydınlık ve rızkı sadece Kur'an-ı Kerimin güneşinden ve Hazret-i Peygamberin(sallallahu aleyhi ve sellem) yaşam tarzından, sünnetinden bulabilir.