📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Küfür, elbette küfre layık olan şeylere yönelecektir. Ki bu da ‘tağut’kelimesi ile ifade edilen puttur. İman ehli olanların da, mümine yaraşan bir yöne dönmesi lazımdır. O da şüphesiz hak Teala‘nın kendisidir .
İslamdan önceki dinlerin ve sonuncusu olan Hristiyanlık, imparator Constantine’nin Hristiyanlığı kabulünden sonra Romalıların uyguladığı tazip ve eziyet metotlarının aynısını kendileri kullanmaya başlamışlar ve ateşle demirin teşkil ettiği baskı yollarına başvurmuşlardı. Tıpkı daha önce Romalıların, Hristiyanlığı kabul etmiş azınlıklara tatbik ettiği vahşet ve kasvetin aynısı ile karşılık vermişlerdi. Hatta bu baskı ve eziyet usulleri sadece Hristiyanlığa girmeyenler için değil, Roma devletinin kabul ettiği mezhebe girmeyen Hristiyanlar için tatbik edilmiş ve bizzat İsa aleyhisselam’ın tabiatna muhalif olan bir yol takip edilmeye başlanmıştı.
İslam gelince ilk olarak bu ulu ve büyük prensibi derhal ilan etti.
“ Dinde zorlama yoktur. Gerçekten hak ile batıl iyice ayrılmış”
İslam, insanın hissiyatını tesir altına almak için maddi veya manevi harikalar cinsinden bir baskı vasıtasına başvurmadığına göre ,elbetteki beyan ,ikna ve inandırma vasıtalarına başvurmadan, sinirici baskı vasıtalarına ve zorlama yollarına başvuracak, tehdit ve baskı unsurlarının tesiri altında zorla dine girdimeye çalışacak değildir. 
Kalplerde iman hakikatlerinin yer etmemesi için imanı hakikatlere harp açanlar, iman nizamının hayata hakim olmamasını temin etmek için imani nizama savaş ilan edenler, cemiyette iman kanunlarının yerleşmemesi için Allah kanunlarıyla mücadele etmek isteyenler… Evet, bunlar, beşeriyyetin baş düşmanı, insanlığa zulmeden zalimlerin en zalimleridir…