İnsan kendine emanet verilen akla baktığında, kendini yaratanın, tasarlayanın, vücudunu bina edenin, azalarını tasvir edenin Allah olduğunu gösteren en büyük delilin akıl olduğunu görür. Gerci akıl insan nefsinde gizlidir ve tarifinden aciz kalınmıştır.
İnsan akla bakar, akıl nasıl tedbir alır, ilim denilen şeyin aslı nedir, bilgi akılda nasıl durur, akıl hikmeti nasıl görür, zarar ve menfaatin arasını nasıl ayırır anlamaktan acizdir.
Aklın vücudu gizlidir, şahsen görülmemiş, hissen işitilmemiş, tadı ve kokusu alınmamış, dokunulmamış, sureti idrak edilmemiştir. Buna rağmen akıl amirdir, emrine itaat edilir. Ümit eder, düşünür, gaybı görmeye çalışır, işler için endişele-nir, göz için daralan yerler onun için açılır, her zaman sınırları zorlar, delillerden yola çıkarak-gayba inanır.
Allah-u Zülcelal Hazretleri semavat ve arz arası ile altın-da ve üstünde bulunan âlemleri perdelediği halde, sanki akıl, gözüyle görüyormuş gibi bunlar hakkında açıklamalarda bulunur.