Ve Cahit Zarifoğlu, özlemi duygusal ve fiziksel boyutuyla şöyle tarif eder:
"Özlemek ne derin bir duygudur…
Özlemek ne uzun mesafe…"
Cemâl Süreya'ya göre gerçek sevgi, mesafelere rağmen süren, uzaktan sevme yeteneğiyle ölçülür:
"Uzaktan sevmediyseniz birini,
Hiç sevdim demeyin…"
Oğuz Atay'ın özlemi ise, mantığı ve aklı ele geçiren, çaresiz bir saplantı halindedir:
"Aklımdan çıkmıyor aklım çıkıyor,
”O” çıkmıyor…"
Özlemin zirvesi ve son nokta olarak Nâzım Hikmet, özlemi elle tutulur, sarılınası bir hissiyata dönüştürerek bu duygunun en saf halini ifade eder:
"Sesini duysam, sesine sarılacağım…
Öyle Özledim…"
... ay-misali
#sentezliyazım