ahsen

ahsen
@a__s__
10 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Toprak kavgaları, kadın kavgaları, mal ve daha bilmem ne kavgaları ne zaman eksik oldu bu takımadalardan?.. Sonradan etraflarında büyük, küçük devletler belirdi.Kendilerine: “Koruma vazifesi de, adalet vazifesi de artık bana geçmiştir.” dendi; “Bunları sen kendin yapmakta devam edersen ceza göreceksin!” dendi. Ne güzel! Artık silâhı ve kapıyı ne yapacaksın? Ayaklarını uzat ve keyfine bak...Fakat bunları söyleyenler kendileri himmete muhtaç dedelerdi.Düşündükleri yalan yanlış, yarım yamalak tedbirlerle bu işi başaramadılar; yaptıklarının pek çoğunu fena yaptılar, yanlış yaptılar; eksik yaptılar. Aşağı ve Yukarı Sazanlılarda küçük itimatsızlıkların, küçük kinler ve hırsların birikintilerinden, zehir dolu yataklar meydana geldi. Zaman zaman Sazanlardan geçen miyasma* cezirleri onun eseridir. Adaletin eksik olması, rastgele olması onun hiç olmamasından daha korkunç ve tehlikelidir Ömer...
Sayfa 319·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Bir an bile unutmamıştım. O hep aklımdaydı; çünkü ona olan sevgim gün ışığında dağılıverecek bir sis ya da yağmur yağınca yıkılıverecek bir kumdan kale değil, mermer üzerine yontulmuş bir yazıydı ki mermer var olduğu sürece silinmezdi.”
Alıntı
“Ben aslında, Tanrı sevgisinin gömleğinden sıyrıldığım zaman soğuk, taş yürekli, hırslı herifin biriyim. Kalbim değil, kafam yol gösterir bana. Hırslarım sonsuz, gözüm açtır; başkalarından daha çok işler başarmak, daha yükseklere çıkmak isteğiyle tutuşurum. Dayanaklılığa, kararlılığa, çalışkanlığa, zekâya sonsuz saygım vardır; çünkü insanlığı büyük başarılara, yükseklere götüren yol bu özelliklerdir. Sizinle ilgileniyor, size yardım ediyorsam hayatta çekmiş, çekmekte olduğunuz çilelere acıdığım için değil, çalışkan, düzenli, gayretli, kafalı oluşunuzu beğendiğim içindir.”
“Böyle taş yüreklilik kondurmayın bana. Şu anda kendimi bıraktığımı, eriyip gittiğimi görmüyor musunuz? Sevda, yeni açılmış bir pınar gibi içimden fışkırmış, tatlı sularını ruhumun tarlalarına yaymakta. Oysa ben o toprakları nice zahmetlerle, nasıl dikkatle temizleyip ayıklamış, özveri, iyi niyet tohumları ekmiştim! Gelgelelim şimdi bal gibi tatlı bir su bastı buralarını; taze filizleri nefis lezzetli bir zehir kemirmekte. ”
İçine kapanık kimseler duygularını, acılarını açıkça konuşmaya, çoğu zaman “içi dışı bir” kişilerden daha çok gereksinme duyarlar. En kabuğuna çekilmiş, sert kimseler de sonunda insandır. Bu gibilerin “sessiz deniz”lerine cüretle, iyi niyetle dalıvermek çoğu zaman, onlara dünyanın en büyük iyiliğini yapmaktır.