Bir mü’minde tevhid, ilim, ahlak, mücadele ve teslimiyet olursa kulluğun zirve hali olan şehâdet de arkasından gelecektir.
Şehâdet, hayatı imana şahit kılmaktır.
Şehâdet, Allah’ın emanet ettiği hayatı ve ömrü O’nun dinine ve yoluna feda etmektir.
Şehâdet, birilerinin duyunca korktuğu ve gitmekte zorlandığı ölüme koşa koşa yürümektir.
Şehâdet, ölümü öldürmektir.
Şehâdet, ölüme düğüne gider gibi gitmektir.
Şehâdet, Allah’a ait olan hayatı Allah’ın memnun olacağı şekilde noktalamaktır.
Teslimiyet mü’min insanın hayatında temel esas olarak olması gereken ahlakî bir vasıftır. İman ancak teslimiyet ile ortaya çıkar ve ancak sonuna kadar teslimiyet ile muhafaza edilir.
“ Allah’ım! Beni Bugün dağıtacağın her hayırdan, indireceğin her hidâyet nurundan, yazacağın her rahmetten, vereceğin her rızıktan, defedeceğin her zarardan, kaldıracağın her beladan ve önleyeceğin her fitneden en fazla nasiplenen kullarından eyle”
Abdullah b. Ömer
Amin, amin, amin...