İçsel bir yolculuk

İçsel bir yolculuk
@a_karacay
𐱅𐰇𐰼𐰚 YAZAR Inst. @a.k.r.c.y TENGRİ BİZ MENEN - KAFKAS - AHISKA
Zonguldak Bülent Ecevit Ünv. Elektronik Teknolojisi
İSTANBUL B. ÇEKMECE
18 Mart
1180 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ah Leyla
Ah Leyla, vah Leyla… Senin uğruna eskiden çöllere düşerdi ya Mecnun; kuşlar yuva yapardı saçlarına. Ah Leyla, çölünden vazgeçtik modern zamanda. Senin kanını akıtırız asfalt yollarda. Senin kuyuna, evinin etrafına yaklaşamazken âşıkların; modern zamanda düşürürler seni yatağa… Ah Mecnun, vah Mecnun, neredesin? İnsangillerimiz modern zamanda öyle geçmiş ki kendinden, artık ne Leyla var ne de Mecnun. Hani Leyla, senden Mevla’ya geçecektim? Modern zamanda kendimden geçer de kendimi ararım… Leyla, sen de bilirsin; eskiden âşıkların sana mendil atardı, mahallenin etrafında dolaşmaktan bile utanırdı. Modern zamanda adını duvarlara yazar oldu, koluna çizer oldu. Üstelik geçicidir bunlar; yüz vermezsen gider, üstünü boyar… Sevginin adı oldu “çorap değiştirme”, sevgili oldu “manita”, yalvarışların adı oldu “kur yapma”… Ah Leyla, sen mi değiştin, Mecnun mu? A. Karaçay
1K
Hayat bu insanın ne hale geleceğini Allah bilir
__**Bazen susuyorum… çünkü biliyorum ki herkes kendi niyetinin yükünü taşır. Benim yoluma diken ekenleri de gördüm, sessizce kenardan izleyenleri de. Ama artık anladım; hayat dediğin şey düz bir yol değil. Bugün güçlü görünen yarın düşer, bugün inciten yarın aynı yerden sınanır. İçimde ne kin büyütüyorum ne de hesap… sadece bırakıyorum. Çünkü biliyorum, adalet bazen insanın eliyle değil, kaderin eliyle gelir. Kimseye “neden yaptın” demiyorum artık. Herkes, yaptığının cevabını bir gün mutlaka alır. Ben yoluma bakıyorum. Ayağıma batan dikenleri söke söke yürümeyi öğrendim. Canım yandı, evet… ama durmadım. Çünkü biliyorum; benim yoluma diken ekenler, bir gün o yolda yalın ayak yürümek zorunda kalacak. O yüzden kimseye beddua etmiyorum… sadece susuyorum. Çünkü bazı cevapları insan değil, hayat verir. Bazı insanlar vardır… giderken kapıyı aralık bırakmaz, ardına bakmadan sertçe çarpar. Sanki bir daha hiç dönmeyecekmiş gibi, sanki o kapının bir gün kendisine de lazım olmayacağını sanır. O anki öfkeyle, gururla, belki de kırgınlıkla çıkar gider. Ama hayat dediğin şey düz bir çizgi değil. Bugün “asla dönmem” diyen, yarın en çok dönmek isteyen olabilir. İnsan bazen gittiği yolları değil, bıraktığı kapıları özler. Ve o sertçe kapattığı kapının önünde durduğunda anlar; aslında mesele gitmek değilmiş, nasıl gittiğiymiş. Ben artık şunu biliyorum: Giden gitsin… ama kapıyı nasıl kapattığını unutmasın. Çünkü dünya hâlidir; bir gün herkes, çıkarken gösterdiği tavrın aynısıyla karşılaşır. A. Karaçay **
1K
Hayatta bazen güçlü olmak zorunda kalırız. Dışarıya gülümser, neşeli görünürüz; ama içimizde bir yerlerde sessizce bir şeyler akar. Gözlerimizde, kimse görmeden damlayan küçük bir yağmur gibi. Herkes bilir ki, bazen gülmek sadece güçlü görünmenin yoludur; ama gözyaşları, ister istemez bir yerden taşar. Ve o anlarda fark ederiz ki, yalnız olmadığımızı hissetmek için başkasına her şeyi anlatmamıza gerek yoktur. Herkes kendi sessiz yağmuru ile yürür bu dünyada; kimi zaman gökyüzü açar, kimi zaman fırtına devam eder. Önemli olan, gözyaşlarımızın bize güç verdiğini, gülüşlerimizin ise yüreğimizdeki kırılganlığı saklayan bir maske olduğunu anlamaktır. Çünkü hayat, gülüp ağlamaktan ibarettir; bazen aynı anda, bazen ard arda. Ve her damla, her kahkaha, bizi biz yapan parçadır. A. Karaçay
1K
Psikoloji der ki: Bugün söylemen gerekeni bugün dile getirmezsen, üç ay sonra terapide “hocam içimde kaldı” diye anlatırsın. Bu yüzden içine atma… Sözünü sıcağı sıcağına söyle, çünkü soğudukça bedeli artar
1K
+ “Son bir gece daha çirkin kalayım, vakti gelince uçacağım.” demiş tırtıl, papatyaya. - “Papatya ne demiş, beyefendi?” + “Papatyanın kaderi; güzel doğup, çirkin ölmektir, bino.” - “Tırtıl, papatyayı kelebek olana kadar sevmiş, sonra terk etmiş, beyefendi.” + “Şimdi tüm papatyaları yolsa da, seviyor çıkmam ona… Çünkü ben, bir ömür seveceğim diyen kelebekler gördüm, bino.” A. Karaçay
1K