"vakit varken tomurcukları topla, zaman hâlâ uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek, yarın ölüyor olabilir..." Aklımda kalmış ölü ozanlar derneğinden. Bugünlerde duşündüğüm bir konu üzerine aklıma geldi. Nasip olmayan her şeyden mahrum değil de, muhafaza edildiğine iman edince; kalbine olan eziyetin de bitecek. Derin bir anlamı var bence. Hayatın kargaşası içinde kaybolduğum ve endişelerimin tavan yaptığı bir dönemde bir paylaşım gördüm; yaşlı insanlar gençlik hallerine dönseler o yaşlardaki kendilerine söylemek istedikleri şeylerle ilgiliydi. Aslında klişe bir konu, cevaplar da bilmediğimiz şeyler değil. Ama tam doğru zamanda mı karşıma çıktı ya da tam da benimle ilgili mi, neden bu kadar etkilendim bilmiyorum. Ama bir şeyleri daha net görmemi sağladı. Verdikleri cevaplar benzerdi. Hepsi ömrünü gereksiz bir endişe içinde heba ettiklerinden bahsediyordu. Hem de büyük oranda gerçekleşmemiş olan endişeler. Benim de kendime yaptığım şey tam olarak buydu. Konu her ne olursa olsun, güzel olması için iyi olması için her şekilde düşünüyordüm ve tahmin edersiniz tabii ki kötü ihtimalleri de. Sanki kötü olabilecek her şeyi engellemeye çalışıyor gibiydim yani aslında farketmeden hayatı fazla ciddiye alıyordum. Her şey gelecekte güzel olsun diye uğraşırken aslında şuanımı mahvediyordum ve bunun bir faydası da yoktu çünkü bilirsiniz bir saniye sonrasında bile neler olacağını %100 bilmemiz mümkün değil. Bu yüzden, yaşlandığımda geriye dönüp baktığımda yaşanmış bir hayat görmek istediğime karar verdim. Anını yaşamaya odaklanmış, ne geçmişe bakmış ne de kontrol edemeyeceği şeyler hakkında endişelenmiş, kendi kendine mutlu olabilmeyi bilmiş, tökezlediğinde de kendini suçlamak yerine şefkatle kucaklamış ve hiçbir şeyi gereğinden fazla ciddiye almamış biri olarak kendimi görmeyi çok