İçsel bir yolculuk

İçsel bir yolculuk
@a_karacay
𐱅𐰇𐰼𐰚 YAZAR Inst. @a.k.r.c.y TENGRİ BİZ MENEN - KAFKAS - AHISKA
Zonguldak Bülent Ecevit Ünv. Elektronik Teknolojisi
İSTANBUL B. ÇEKMECE
18 Mart
1180 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sana verdiğim değeri anlayıp ona yakışır şekilde davranmayı öğrendiğinde gel, yeniden tanışalım.
1K
Reklam
Şunu anladım ki, meğer hayat bir kostüm partisymiş... ve bir tek ben gerçek yüzüm ile katılmışım.
1K
Veda; ilk merhaba kadar akılda kalıcıdır. Hüzne boyanmış kelimelerin boğazındaki düğüme takılması çıkarken. Birşeylerin bittiği, belki de bir daha olmayacağı düşüncesi mi acı veren, yoksa paylaşılan onca güzel anının beynimizden silinmeyeceğinden mi? Yoksa herşey acı vermeye mi başladı o veda cümlesinden sonra? Gülümserken bile gözlerinde perdedir hüzün. Hiç kapanmayacak bir yara V/edasıyla kanamaya devam eder. Zaman hafifletmez aslında acıyı. Sadece kimsenin görmediğini farkedince ayrılığa isyan eden çığlıklarını kalbin, içinde saklar sonsuza dek. Bir veda ile başlar ama asla bitmez.
1K
Anı yaşamak
"vakit varken tomurcukları topla, zaman hâlâ uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek, yarın ölüyor olabilir..." Aklımda kalmış ölü ozanlar derneğinden. Bugünlerde duşündüğüm bir konu üzerine aklıma geldi. Nasip olmayan her şeyden mahrum değil de, muhafaza edildiğine iman edince; kalbine olan eziyetin de bitecek. Derin bir anlamı var bence. Hayatın kargaşası içinde kaybolduğum ve endişelerimin tavan yaptığı bir dönemde bir paylaşım gördüm; yaşlı insanlar gençlik hallerine dönseler o yaşlardaki kendilerine söylemek istedikleri şeylerle ilgiliydi. Aslında klişe bir konu, cevaplar da bilmediğimiz şeyler değil. Ama tam doğru zamanda mı karşıma çıktı ya da tam da benimle ilgili mi, neden bu kadar etkilendim bilmiyorum. Ama bir şeyleri daha net görmemi sağladı. Verdikleri cevaplar benzerdi. Hepsi ömrünü gereksiz bir endişe içinde heba ettiklerinden bahsediyordu. Hem de büyük oranda gerçekleşmemiş olan endişeler. Benim de kendime yaptığım şey tam olarak buydu. Konu her ne olursa olsun, güzel olması için iyi olması için her şekilde düşünüyordüm ve tahmin edersiniz tabii ki kötü ihtimalleri de. Sanki kötü olabilecek her şeyi engellemeye çalışıyor gibiydim yani aslında farketmeden hayatı fazla ciddiye alıyordum. Her şey gelecekte güzel olsun diye uğraşırken aslında şuanımı mahvediyordum ve bunun bir faydası da yoktu çünkü bilirsiniz bir saniye sonrasında bile neler olacağını %100 bilmemiz mümkün değil. Bu yüzden, yaşlandığımda geriye dönüp baktığımda yaşanmış bir hayat görmek istediğime karar verdim. Anını yaşamaya odaklanmış, ne geçmişe bakmış ne de kontrol edemeyeceği şeyler hakkında endişelenmiş, kendi kendine mutlu olabilmeyi bilmiş, tökezlediğinde de kendini suçlamak yerine şefkatle kucaklamış ve hiçbir şeyi gereğinden fazla ciddiye almamış biri olarak kendimi görmeyi çok
1K