İçsel bir yolculuk

İçsel bir yolculuk
@a_karacay
𐱅𐰇𐰼𐰚 YAZAR Inst. @a.k.r.c.y TENGRİ BİZ MENEN - KAFKAS - AHISKA
Zonguldak Bülent Ecevit Ünv. Elektronik Teknolojisi
İSTANBUL B. ÇEKMECE
18 Mart
1180 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Hayat bu insanın ne hale geleceğini Allah bilir
__**Bazen susuyorum… çünkü biliyorum ki herkes kendi niyetinin yükünü taşır. Benim yoluma diken ekenleri de gördüm, sessizce kenardan izleyenleri de. Ama artık anladım; hayat dediğin şey düz bir yol değil. Bugün güçlü görünen yarın düşer, bugün inciten yarın aynı yerden sınanır. İçimde ne kin büyütüyorum ne de hesap… sadece bırakıyorum. Çünkü biliyorum, adalet bazen insanın eliyle değil, kaderin eliyle gelir. Kimseye “neden yaptın” demiyorum artık. Herkes, yaptığının cevabını bir gün mutlaka alır. Ben yoluma bakıyorum. Ayağıma batan dikenleri söke söke yürümeyi öğrendim. Canım yandı, evet… ama durmadım. Çünkü biliyorum; benim yoluma diken ekenler, bir gün o yolda yalın ayak yürümek zorunda kalacak. O yüzden kimseye beddua etmiyorum… sadece susuyorum. Çünkü bazı cevapları insan değil, hayat verir. Bazı insanlar vardır… giderken kapıyı aralık bırakmaz, ardına bakmadan sertçe çarpar. Sanki bir daha hiç dönmeyecekmiş gibi, sanki o kapının bir gün kendisine de lazım olmayacağını sanır. O anki öfkeyle, gururla, belki de kırgınlıkla çıkar gider. Ama hayat dediğin şey düz bir çizgi değil. Bugün “asla dönmem” diyen, yarın en çok dönmek isteyen olabilir. İnsan bazen gittiği yolları değil, bıraktığı kapıları özler. Ve o sertçe kapattığı kapının önünde durduğunda anlar; aslında mesele gitmek değilmiş, nasıl gittiğiymiş. Ben artık şunu biliyorum: Giden gitsin… ama kapıyı nasıl kapattığını unutmasın. Çünkü dünya hâlidir; bir gün herkes, çıkarken gösterdiği tavrın aynısıyla karşılaşır. A. Karaçay **
1K
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tevekkül
Ansızın karşıma çıkacak ilahi mucizelere ihtiyacım var Rabbim, ol dediğinde olacak. A. Karaçay
1K
Terbiyesiz bir toplum olduk.
Ben artık şunu net görüyorum: Bu toplumun geldiği nokta tesadüf değil, birikmiş bir sonucun adı. Ortada bir “bozulma” varsa, bunun mutlaka bir sebebi var. Eskiden insanlar fakirdi belki ama bir sınır vardı, bir edep vardı. Şimdi ise para arttı, imkan arttı ama karakter eksildi. Çünkü biz değerleri geri plana attık. Saygıyı öğreten aile azaldı, sevgiyi gösteren insan azaldı. Çocuk büyüten değil, sadece çocuk sahibi olan bir nesil çıktı ortaya. Sonuç ne oldu? Duygusunu kontrol edemeyen, öfkesini yönetemeyen, her şeyi güç sanan bireyler… Bir de şu var: Sürekli şiddet gören, baskıyla büyüyen insanın içi zamanla sertleşir. Ona yıllarca bağır, aşağıla, yok say… sonra gidip ondan anlayış bekle. Olmaz. İnsan ne görürse onu taşır. Sevgi görmeyen sevgiyi bilmez, saygı görmeyen saygıyı vermez. Toplum olarak sabrımız kalmadı. Herkes en ufak şeyde patlamaya hazır bomba gibi. Çünkü kimse dinlenmiyor, kimse anlaşılmıyor. Herkes konuşuyor ama kimse gerçekten duymuyor. Bu da insanı zamanla agresif, tahammülsüz ve kaba yapıyor. Bir diğer mesele de şu: Yanlış yapanın karşılığı yok. Kimse yaptığı hatanın bedelini ödemeyince, o hata normalleşiyor. Küfür sıradanlaşıyor, şiddet alışkanlık oluyor. İnsanlar “nasıl olsa bir şey olmaz” rahatlığıyla hareket ediyor. Kısacası mesele sadece “insanlar kötüleşti” değil. Mesele şu: Biz değerleri bıraktık, sistem boşluk verdi, insanlar da o boşluğu öfkeyle doldurdu. Sonuç mu? Saygının azaldığı, şiddetin arttığı, insanlığın zayıfladığı bir toplum… Ve en acısı da şu: Artık kimse buna şaşırmıyor. A. Karaçay #türkiye #kavga #şiddet #kahramanmaraş #okul
1K
Hayatta bazen güçlü olmak zorunda kalırız. Dışarıya gülümser, neşeli görünürüz; ama içimizde bir yerlerde sessizce bir şeyler akar. Gözlerimizde, kimse görmeden damlayan küçük bir yağmur gibi. Herkes bilir ki, bazen gülmek sadece güçlü görünmenin yoludur; ama gözyaşları, ister istemez bir yerden taşar. Ve o anlarda fark ederiz ki, yalnız olmadığımızı hissetmek için başkasına her şeyi anlatmamıza gerek yoktur. Herkes kendi sessiz yağmuru ile yürür bu dünyada; kimi zaman gökyüzü açar, kimi zaman fırtına devam eder. Önemli olan, gözyaşlarımızın bize güç verdiğini, gülüşlerimizin ise yüreğimizdeki kırılganlığı saklayan bir maske olduğunu anlamaktır. Çünkü hayat, gülüp ağlamaktan ibarettir; bazen aynı anda, bazen ard arda. Ve her damla, her kahkaha, bizi biz yapan parçadır. A. Karaçay
1K
Psikoloji der ki: Bugün söylemen gerekeni bugün dile getirmezsen, üç ay sonra terapide “hocam içimde kaldı” diye anlatırsın. Bu yüzden içine atma… Sözünü sıcağı sıcağına söyle, çünkü soğudukça bedeli artar
1K