İnsanoğlu umut ili unutma arasında gelgit yapan bir aciz değil midir haddizatında?
Yerin seni çektiği kadar ağırsın, kanatların çırpındığı kadar hafif, kalbinin attığı kadar canlısın,
Dünya kötüler için, iyilere rahatlıkla zulmedecekleri bir savaş alanı gibi görünse de, ah almanın ne kadar tehlikeli olduğunu zaman bir şekilde gösterirdi. Sabır dediğimiz zaten iyiler için vardı. Kötülerin anladıkları ise sadece bu dünyayıdaydı.
Unutma özgürlük tek başınalığa varanındır.
Hayat bir yankı vadisidir. Öfke kusarsan öfke, sevgi yüklersen sevgiler gelir. Kalp ağzıdan çıkan neyse yüz ağzıdan kokan nefeste odur.
Şöhret Ayn-ı riyâdır ve kalbi öldüren zehirli bir baldır. Ve insanı, insanlara abd ve köle yapar.
İslamiyetin mahkum olduğu yerde Müslüman hür olamaz; Müslümanın hür olduğu yerde İslamiyet mahkum edilemez.
13 Nisan’da cumhurbaşkanı Necdet Sezer, taksim Harbiye’de konuşma yaptı. Rejim tehlikede irtica var dedi. Yeni bir 31 Mart ister gibi. Kim dinledi? Hiç kimse!
25 Nisan’da bizim cumhurbaşkanı adayımız, Abdullah Gül dediler; hem de çatır çatır, bağıra bağıra. 27 Nisan’da da seçimi yaptılar kazandılar.