Bir çok ülkenin devlet başkanları gittikleri ülkelerde ve toplantılarda İngilizce bildikleri halde kendi dilleri ile konuşurlar, bu bir haysiyet meselesidir. İngilizce konuştuğu ile övünen iki tane devlet başkanına rasladım şimdiye kadar. Bir tanesi Filipinlerdir, diğeri Türkiye. Herkesin İngilizce konuşması gerektiği ikinci Dünya Savaşı ndan sonra İngilizlerin yaydığı bir emperyalist oyundur.
Meclis birden parlemento oluverdi. Milletvekilleri de parlementer kesiliverdiler. Hayrola, bu lafla kendilerine bir hava vermekte olanlara hatırlatalım; Parlementer, İtalyanca kökeninde laf üreten demektir. Halbuki millet laf üretenleri değil, vekillerini bekliyor.
Gençlerimiz hem batı hem Türk İslam ve Asya kültür, tarih ve felsefesini öğrenmelidir. Descartes bilen ama Gazali hiç duymamış bir Türk genci düşünülemez.