Kostantinopolis Hristiyanların elinde kaldığı sürece Türklerin güvenliği açısında elle tutulabilecek kadar belirgin bir tehdit oluşturacaktı. O kentin fethi daha öte fetihler için bir atlama taşı olacaktı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“O küçük dünyanın, büyük Kostantinopolis kentinin bakan kişiyi şaşkına çeviren gerçek bir ihtişam sunan manzarasını gözlemledim. O kent size öyle şeyler anlatır ki, dünyanın geri kalanına denk tutulamaz.”
“ Bana öyle geliyor ki, diğer kentler ölümlüken Kostantinepolis insan olduğu sürece daim olacaktır.”
Pierre Gilles 16.YY
Bir ülke için İslam’ın egemenliği altında kalmak, Katolik Kilisesi’nin doğrularını tanımayı reddeden Hristiyanlar tarafından yönetilmekden çok daha iyidir.
Windsor yakınlarında barışa yönelik bir törenle yeni bir siyasal güç dağılımı yapılıyor, monarşi yasal bir çerçeveye oturtuluyordu.
Kralın kanunlara uyması gerektiği belirlenmişti. 40. Madde Kimsenin adaleti satın alma, yadsıma ya da erteleme hakkının olmadığını belirtiyordu.
Ne yazık ki bu hamlelerin altında ezildi. PKK sorununu Eşref Bitlis’le çözerken aynı zamanda Adnan Kahveci ile ekonomide hızlı adımlar atıyor, onunla da kalmayıp devletten uzaklaştırılan dine devlete yaklaştırıp dine karşı olan tutumları hafifletiyor ve her şeyden öte istihbarati millileştirmeye çalışıyordu bu kadar şeyi aynı anda arda ardına yapılacak iş değildi.