Yaratıcı hayatın ana damarı, özü, beyin kökü oyundur terbiye değil. Oynama itkisi bir içgüdüdür. Oyun yoksa yaratıcı hayat da yoktur. Uslu olunursa, yaratıcı hayat olmaz. Sessizce oturulursa yaratıcı hayat olmaz. Sadece ağırbaşlı bir şekilde konuşulur, düşünülür, davranılırsa çok az yaratıcı özsuyu ortaya çıkar.
Bu masaldaki yaşlı kadın simgesi geleneğin katı bir koruyucusudur, sorgulanmayan statükoyu güçlendirir: "Uslu dur; pürüz çıkarma; fazla derin düşünme; büyük düşüncelerin olmasın; sadece düşük bir profili sürdür; karbon kopya gibi ol; nazik ol; hoşlanmasan da, uymasa da, doğru büyüklükte olmasa da, incitse de 'evet' de" ve bunun gibi uyanların sözcüsüdür.
Hayatımızın bir bölümü duvara toslayıp yansa da, her zaman bizi bekleyen bir bölüm ve daha sonra başka bir bölüm daha vardır. Doğrusunu yapmak, hayatlarımızı sahip olmayı hak ettiği şekillerde biçimlendirmek için her zaman daha başka fırsatlarımız olacaktır. Bir başarısızlıktan nefret ederek zamanınızı harcamayın. Başarısızlık, başarıdan daha büyük bir öğretmendir. Dinleyin, öğrenin, devam edin.
Yeni bir şeyi tekrar ekmek ve büyütmek için en iyi topraktır dip. Bu anlamda dibe vurmak, son derece acı verici olsa da, aynı zamanda tohum ekmenin zeminidir.