Hayatın bir anlamı olmadığını, en çok seviştikten sonra tavana bakarken hissediyorum. Yak bir sigara. Yak, yak. Öyle sıkılıyorum ki, sevmiyorum ulan! diye haykırasım geliyor. Neyi sevmediğimden pek emin değilim ama öyle bağırmak istiyorum.
Dışarıdan sıra sıra tramvaylar geçiyordu, paltolar geçiyordu, insanlar geçiyordu, kuşlar geçiyordu, kediler geçiyordu, vapurlar geçiyordu, yıllar geçiyordu, hayatlar geçiyordu. Hiçbiri geri gelmiyordu.