Takıntılı-zorlantılı nevrozlarda bastırma, bastırılan dürtüsel itkinin karşıtını içeren tepki oluşumu yoluyla güvence altına alınır (acımasızlığın yerine duygudaşlığın, teşhirciliğin yerine utancın geçmesi gibi).
… üstbenin baskısı altında ortaya çıkmış olan nevrotik savunmayı geriye çeviriyorsak, analizdeki hasta suçluluk duyguları, yani üstben kaygısı duyacaktır. Eger dış dünyanın zorladığı savunmaları geri çevirmeye çalışıyorsak nesnel kaygı ortaya çıkacaktır. Eğer analizdeki bir çocuğu bastırdığı hoş olmayan duygulanımı yeniden duyumsamak zorunda bırakırsak, beni, onu savunma önlemleri almak zorunda bırakan aynı şiddetli hoşnutsuzluğu yeniden duyacaktır. Son olarak, dürtünün büyüklüğünün neden olduğu bir savunma sürecine karışırsak yine tam da benin korunmak istediği şey ortaya çıkacaktır…
Gerileme, karşıtına çevirme, kendine yöneltme gibi tümüyle dürtü üzerinde geçen olayların kişiliğin yapısal gelişiminden bağımsız, dürtüsel itkilerle dürtü doyumunu engelleyen öğeler arasındaki çatışma kadar eski olduğu düşünülebilir. Bunların ilk kullanılan mekanizmalar olduğunu öğrenmek bizi şaşırtmayacaktır.
Yüceltmenin, yani dürtü amacının daha yüksek sosyal değerler yararına yer değiştirmesinin ön koşulu, bu tür değerlerin kabul edilmesi ya da en azından bilinmesi, yani üstbenin varlığıdır. Buna göre bastırma ve yüceltme görece olarak daha geç kullanılan savunma mekanizmalarıdır.