… belki diğer savunma yöntemleri yalnızca bastırmadan arta kalanları ya da yasaklasan düşüncelerden bastırmanın başarısızlığından sonra bene geri dönenleri işlemek durumundadır.
… bastırma yalnızca en etkili değil, aynı zamanda en tehlikeli mekanizmadir. Duygulanım ve dürtü yaşamının küçümsenmeyecek bölümlerinin bilinçdışı bırakılmasıyla oluşan bendeki çözülme kişiliğin bütünlüğünü bir daha düzeltilemeyecek biçimde bozabilir. Böylelikle bastırma, uzlaşma ve nevroz oluşumları için temel oluşturur.
Çocuk, hüsrana uğramasını beklediğimiz yerde umursamazlık, incinme yerine aşırı neşe, kıskançlık yerine aşırı sevecenlik gösterebilir. Bütün bu durumlarda normal gelişimi bozan bir şey, ben yönünden gelen ve duygulanım değişimine neden olan bir karşı koyma ortaya çıkmıştır. Bu bir karşıtına çevirme, yer değiştirme, ya da tam anlamıyla bir bastırma olabilir…
… takıntılı zorlantılı benin ise yalıtım mekanizmasıyla semptom oluşturduğunu görüyoruz. Yani takıntılı ben dürtüsel itkileri bağlamından koparır, ama bilinçte muhafaza eder. Takıntılı nevrozlu hastanın gösterdiği direnç de buna uygun olur. Hasta susmaz, direnç gösterirken de konuşur, fakat çağrışımlar arasındaki ilişkileri koparır, konuşmasında düşünce ve duygulanımı yalıtır, sonuçta çağrışımlar bize takıntılı semptomlarda büyük ölçüde olduğu gibi anlamsız görünür.