Dostoyevski'nin Öteki'si kimlik ve insan ruhu temalarını araştıran karmaşık bir psikolojik roman. Akış, kahramana fiziksel olarak benzeyen ve hayatında kendi yerini almaya çalışan bir görüntü ikizinin üzerinde ilerliyor. İncelemeyi olabildiğince içerik vermeyeye çalışarak, sadece bende yarattığı hissiyatları anlatarak tamamlamaya çalışacağım ki, henüz başlamayanın merakına, çokça bitirenlerin okuduğu bir yazıda ket vurulmasın.
Öteki Dostoyevski'nin ikinci romanıydı. Yazdığı mektuplarda Öteki'nin bir şaheser olacağını hatta onu Ölü Canlar'dan daha çok seveceğini söylemiş kardeşine, fakat yıllar sonra fikrin parlak ama uygulamanın başarıya ulaşmadığını, beklentileri karşılayamadığını yazmış. Tabii yıllar sonra Suç ve Ceza, Ezilenler, Karamazov Kardeşler gibi eserler çıkaracak bir el için bu kıyasta bir şey denemezdi.
Öte yandan ben, Dostoyevski'nin parlak olarak değerlendirdiği fikri uygulamada da aynı ışıklar içinde görüyorum. Tabii diğer romanlarına kıyasla, onu klasikleştiren ruhsal çözümlemeler pek yoğun değil, bu açıdan düşündüğünüzde, Dostoyevski penceresinden baktığınızda o farkı hissetmek mümkün... Sanıyorum başarısız olarak değerlendirdiği bu romandan sonra terk ettiği metoduydu. Yeri gelmişken, bu metot, bir kahramanı anlatırken içinde bulunduğu ruhsal duruma göre o ikircikli ruh halini bir "ikiz"le çoklamak, "öteki"ni oluşturmak olsa gerek. Bu tarzı ilk kez kullanıp, terk ettiği romanı olduğu için yazarı okumada bir kilometre taşı diyebilirim eser için.
Romanda kahraman Golyadkin'in ruhunun derinliklerine inilir, zihninin içsel işleyişi ve eylemlerinin ardındaki motivasyonlar araştırılır. Ana temalarından biri, üstte dediğim gibi çift ya da ikiz fikridir. Eserin Rusça isminin "Çift" olduğunu ve İngilizce'ye "The Double" olarak çevrildiğini bilmekte fayda