Açıkçası başlarda biraz sıkıldım,ama sanırım benim sabırsızlığımdan kaynaklanan bir şeydi.Daha sonra Mumei ve Yoşiro'yu tanıdıkça sevmeye başladım kitabı.Yazar bir distopyayı anlatıyor bize.Burada yaşlılar hiç ölmüyorlar,dinç ve sağlıklar.Bunun aksine çocuklar ise bir kaç adım bile yürüdükten sonra yorulan sürekli hastalanan ve ileride daha da büyük sorunları olacak olan çocuklar.Böyle bir dünyayı büyükdede Yoşiro ve Torununun çocuğu Mumei'nin gözünden anlatmış yazar bize.Kitabı okurken çoğu yerde icimi endişe ve üzüntü kapladı.Kitapta çoğunlukla karamsar bir hava vardı bence.Kaynaklarını umarsızca tüketen,sömüren,kirleten insanoğluna doğa böyle bir ceza verebilir miydi gerçekten?