-Haydi gidelim. Bu hayvan bizi zevkimizden alıkoydu, dedi.
Kalkıp gittiler. Ne garip hal ! Mükemmel tahsil gördüğünü iddia eden bir insana pejmürde bir deli hayvan diyordu.
Kalıcı ve ebedi olmadıktan sonra bu güzellikler ne işe yarar? Bu kadar güzelliği gören insan hem de insanların belki binde biriyken, insanda ebedilik var mı? Yerküre dediğimiz bu geçici ikametgâhı derin bir hüzne kapılmadan seyretmek acaba mümkün mü? Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? Temiz bir inancın pek güzel cevap verdiği bu soruya akıl ve fen cevap vermiyordu.
Beni düştüğüm uçurumdan kurtarmak için bütün bilgilerimi çürütecek, mahvedecek, iddia edilen gerçekleri gözüme gösterecek biri lazımdı. Böylesine rastlamadım.
Hayatın çok değişik sürprizlerle dolu olduğunu ilk kez anlıyordu çocuk. İnsanları daha iyi anlıyordu artık, insan muhalif olduğu sevmediği kişiyi bile önemsemeli, ona dikkat etmeliydi ve insanlar tarafından sevilmek çok güzel bir duyguydu.