“ Fakat kendini sağlıklı bir şekilde mizahla değersiz gösterme ile sağlıksız bir şekilde kendini aşağılama arasında bir fark vardır. İlki, kişinin kendisiyle alay edecek
kadar kendine güvendiğini gösterir. İkincisi ise kişisel değer ve takdir hakkındaki köklü güvensizlikleri ortaya çıkarır.”
Kitabın kapak yazısında “Hayatınızı kontrol etmek için ne zaman evet, nasıl hayır demelisiniz.” yazıyor. Yani ‘ne zaman’ hayır diyeceğimin cevabı yok. Neden ?
Sınırlar canlıdır, insanın 18 yaşındaki sınırları ile 40 yaşındaki sınırları belki de birbirinden çok farklıdır. Ve bizler oluşturduğumuz bu sınırlara göre hayır cevabını kullanıyoruz. ‘Nasıl’ hayır diyeceğimz ise başlı başına kitabın konusu zaten. Peki sınırlarımız bize ne zaman hayır dememiz gerektiğini gösteriyorsa, neden hala nasıl diyeceğimizi konuşuyoruz?
****Konuşuyoruz çünkü manipülatör insanlar, yönlendiriciler, benciller, koşulsuz sevmeyi bilmeyenler, sözümona sınırları olan mesafeyi seven insanlar; sınırlarına uygun bir şekilde hayır cevabını veren diğer uysal, duygusal, görece olarak daha fazla yönlendirilebilir, mütevazi ve yumuşak başlı insanların hayır cevabını kabul etmiyor. Birinci grupta sıraladığım insanlar, ikinci gruptaki insanlardan hayır cevabını aldığında; onları kimi zaman hadsizlikle kimi zamanında değişmiş olmakla itham ediyor, hayatlarından çıkmakla tehdit ediyor, kendilerini sanki bir kişi ya da olaya kurban edilmiş gibi gösteriyor ;aslında bilinçli olarak hayır diyene suçlu hissettirmeye çalışıyorlar. *******Gerçek şu ki; sınırlar belli olduğunda ve herkes kendi sınırının bilincinde iken birinci grup, ikinci grubu kullanamıyor, işini gördüremiyor, güler bir yüzle zorbalayamıyor,
yönlendiremiyor.
Neden böyle bir giriş yaptım çünkü bu kitabı sadece nasıl hayır diyeceğini bilemeyenlerin okumasını istemiyorum. *****Aksine karşısındaki kişiden hayır cevabını aldığında, sağlam sınırlarla karşılaştığında, bunu idrak etmesi ve karşısındakine anlayış göstermesi için, ‘hayır’ı kabullenemeyenlerin de okumasını istiyorum.
Sağlıklı sınırlar oluşturmalıyız, ve karşımızdaki kişilerin oluşturduğu
“Zamanı durdurmanın ancak hükmünden kurtulmakla mümkün olabileceğini anlıyorum. Artık ne geçmişimde boğuluyor ne de geleceğimden korkuyorum. Nasıl korkabilirim?”