Bizim tutucu bilginlerimiz, sadece fildişi kulelerinde oturur, ahkâm keserler. Dilimizi geliştirmek için tatlı canlarını zahmete sokmazlar. Dilimizin yabancı sözcükler ve kurallar sergeni olmasında sakınca görmezler. Üstelik onu zenginleştirmek ve bağımsız duruma getirmek isteyenlerin karşısına dikilirler ve bulunan yeni sözcüklerin her birine bir kulp bulurlar.