Frankl insan özgürlüğünün, uyaranla tepki arasındaki zaman diliminde olduğunu söyler. Mevlana ise; “doğru ve yanlış tüm kavramların arasında bir yer var, seninle orada buluşalım” der. Bu buluşma yerinde, kendi içsel haritamızdan uzaklaşıp olaylara farklı bir şekilde bakma özgürlüğüne sahip oluruz ve başkalarının düşüncelerini ve duygularını gerçek anlamda anlayabilmek için gerekli alanı açabiliriz.
Kendi kendimizle temas halindeyken, neredeysek o an ordayızdır, ne yapıyorsak o an onu yapıyoruzdur, gerçek anlamda mevcuduzdur. O zaman insanlarla ve etrafımızda olup bitenle bağlantı kurmamız mümkün hale gelir.