"savaşlardan çok önce, şan şöhretten çok önce, hayal kırıklığının yitikliğinden çok önce, kendine odasına girdiği ve ömrünün ilk buyruğu, onu sevmek buyruğunu verdiği şafak vaktinde..."
"çünkü yalnızlık, anılarını ayıklamış, yaşamın yüreğinde biriktirdiği özlem dolu süprüntüleri yakmış, geriye en acı anıları bırakarak onları arıtmış büyütmüş, sonsuzlaştırmıştı."