"Ya," dedi, "ben ne ederim avrat olmazsa? Ben ölürüm avrat olmazsa. Sürünürüm gene elin samanlıklarında it gibi. Çamaşırlarımı kim yıkar? Bana her gün bulguru kim pişirir? Gene mırmırık çorbası içe içe ölürüm. Ben avratsız edemem."
Oturduğu yerden ta ikindiye kadar kalkamadı. Bir hoş olmuştu. Can çekişir gibi bir hali vardı. Neden sonra toparlanabildi. Her yanı sızlıyordu. Sallana sallana yola düşüp gün yıkılırken eve geldi. Ocağın yanına küskün küskün oturdu.